Nazım PEKER - Eğitimci-Yazar YAZAR
ATATÜRK’E GÖRE İÇ CEPHE NASIL OLUR
Nazım PEKER - Eğitimci-Yazar
2026-09-18
Sevgili
okurlarım! Son günlerde bir iç cephe lafıdır sürüp gidiyor.
Nedir iç cephe ve iç cephe nasıl
olmalıdır? ABD+İSRAİL ortak yapımı savaşta kazanan İran iç cephesinin birliği
idi. Bu sayededir ki, ABD ve İsrail amaçlarına ulaşamadı ve fren yaparak,
anlaşma yolunu tercih ettiler. Ülkelerin kalkınması, dış ve iç milli olmayan
odaklara karşı iç cephenin: birlik ve beraberlik içinde olması çok önem arz
eder. İran’ın ABD+İSRAİL ortak yapımı savaşında güçlü olmasının nedeni; iç
cephedeki birliğidir.
Bu konuda biz Türklerin önderi Gazi Mustafa
Kemal Atatürk’tür.
Atatürk’ün iç cephe konusundaki
tespitleri, bizlere yol gösterici ve strateji tayin edicidir. O diyor ki,” Düşmana
karşı asıl olan iç cephedir. Memleketi temelinden yıkan, milletleri esir
ettiren iç cephenin çöküşüdür.”
Meselenin yalnızca askeri savunma
hattı olmadığını, milletin içerideki direncini, iradesini ve bütünlüğünü
kastetmektedir.
Dışarıdan gelen tehditlerin asıl
başarı zemini, içeride meydana gelen çözülmedir. Bu nedenle iç cephe çökerse,
dış cephe ne kadar güçlü görünürse görünsün, devletin ve ulusun dayanma gücü
sarsılır.
O büyük önder Atatürk’ün “Gerçekten
kaleyi, içinden almak; dışından zorlamaktan çok kolaydır.” Sözü de aynı
gerçeği anlatmaktadır.
Buradaki mesele yalnızca klasik
casusluk veya bozgunculuk değildir. Asıl tehlike, milletin kendisini bir arada
tutan esasların içeriden aşındırılmasıdır. Mezhepçilik, tarikatçılık, azınlık
ırkçılığı, körü körüne particilik gibi.
Ortak kimlik tartışmalı hale
getirildiğinde, ortak dil sıradanlaştırıldığında, ortak tarih parçalandığında,
ortak kültür ve değerler tartışıldığında ve gevşetildiğinde kale, dışarıdan
değil, içeriden zayıflatılmış, yıpratılmış olur.
Şunu da asla unutmayalım, Meclisin
zihniyeti de iç cephenin bir parçasıdır.
Bu açıdan Atatürk’ün Meclis’e
ilişkin uyarıları da son derece önemli ve değerlidir. O, bu konuda: “Meclis’in
zihniyeti, çalışmaları ve durumu düşmana ümit verici olmadıkça iç ve dış
cephelerimizin yerinden oynamasına imkân ve ihtimal yoktur. Meclis’te bir veya
birkaç üyenin karamsarlık telkin eden sözlerinin bile aleyhimizde yararlanma
çareleri aranmakta olduğuna şüphe edilmemelidir.”
Bu sözler, Meclis’in yalnızca YASAMA
yapan bir kurum olmadığını, milletin istikametini, iradesini ve mukavemet
azmini temsil ettiğini gösterir. Meclis’ten çıkan her söz, her işaret ve her
yönelim yalnız içerde karşılık bulmaz; dışarıdaki hesapların da malzemesi
haline gelebilir.
Sevgili
okurlarım! Atatürk’ün şu ikazı ise bugün için daha da öğreticidir.
“Kesinlikle arz ederim ki, istemeyerek de olsa, düşmanlara
ümit verecek en ufak belirtilerden kaçınılmadıkça, millî davanın sonuçlanması
gecikir.”
İki ayyaş diye hor
görülmeye, bu asil milletin gönlünden ve zihninden silinmeye çalışılan
Atatürk’ün, ikazlarına keşke kulak verip, O’nun izninden gidebilseydiniz:
sonucunun nereye varacağını kestiremediğiniz ve sizleri büyük bir açmaza sokan:
“Terörsüz Türkiye” söyleminde sıkışmazdınız.
Burada dikkat çekici
olan nokta şudur: Ben kuru bir Atatürk söyleminde değilim. O’nun bu ülke için
geleceğe ışık tutan görüş ve düşüncelerini, bu asil millete duyurma
gayretindeyim. Atatürk yalnız açık ihaneti değil, istemeden verilen yanlış
işaretleri, söylemleri de tehlikeli görmektedir. Çünkü dışarıdaki Türkiye
karşıtı odaklar, içeride doğrudan sonuç alamadıklarında, en küçük tereddüt
işaretinden, en küçük kavram kaymasından, en küçük siyasî gevşemeden
kendilerine imkân üretmeye çalışırlar.
Siz konuşmanızda; Kürt, Laz, Çerkez son zamanlarda Arap diye
etnik kimlik sayarsanız, iç cephenizi hangi ortak payda üzerinde kuracaksınız?
Onun için iç cephe önemlidir. Milli şairimiz M. Akif
Ersoy’un. “Girmeden tefrika bir millete düşman giremez. Toplu vurdukça
yürekler onu top sindiremez.” Mısraında olduğu gibi, bu asil
millete “şucu-bucu” diye ayrılık sokulmadıkça: İÇ CEPHE daime sağlam olur. Aksi
halde yıkılmak veya parçalanmak kaçınılmazdır.
Türkiye Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes
TÜRK’TÜR.
“Ne mutlu Türküm diyene” bu milletin ortak paydasıdır,
unutulmaya.
Esen kalınız.
ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi
YORUMLAR
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
YORUM YAP