avatar

Şükrü Portakal YAZAR

SANDIK GELMEDEN HESAPLAŞMA BAŞLADI

Şükrü Portakal

2026-09-02

Türkiye yeni bir siyasi dönemin eşiğinde…

Henüz sandık kurulmadı ama meydanlarda, ekranlarda ve sokakta büyük bir hesaplaşmanın işaretleri görülüyor.

Çünkü mesele artık yalnızca iktidar ile muhalefetin mücadelesi değil.

Mesele; geçim derdiyle boğuşan vatandaşın, geleceğini arayan gençlerin, emeğinin karşılığını alamayan işçinin, siftah yapmakta zorlanan esnafın ve alın teriyle üretmeye çalışan çiftçinin meselesidir.

Bugün vatandaşın en büyük sorusu çok basit:

“Yarın bugünümden daha iyi olacak mı?”

Bu soruya verilecek cevap, sandıkta kullanılacak oyun da yönünü belirleyecektir.

Siyasetin merkezinde artık vatandaş var

Türkiye'de siyaset uzun zamandır rakiplerin birbirine ne söylediği üzerinden tartışılıyor.

Oysa vatandaş başka bir şey konuşuyor:

Pazar filesini, kirayı, faturayı, çocuğunun eğitim masrafını, emeklinin geçimini, gencin iş bulma umudunu…

Vatandaşın gündemi budur.

Siyasetçinin görevi ise vatandaşın gerçek gündemini görmek ve çözüm üretmektir.

Çünkü devlet yönetmek, yalnızca koltukta oturmak değildir.

Devlet yönetmek; adaleti ayakta tutmak, emeğin hakkını vermek ve milletin geleceğine güven vermektir.

Kur'an-ı Kerim'de, “Şüphesiz Allah adaleti, iyiliği ve yakınlara yardım etmeyi emreder” buyurulur.

Adalet yalnız mahkeme salonlarında aranmaz.

Adalet; pazarda, maaşta, vergide, fırsatta ve devletin vatandaşına yaklaşımında da yaşatılmalıdır.

Sandık sadece oy pusulası değildir

Önümüzdeki seçim, yalnızca siyasi partilerin yarışacağı bir seçim olmayacaktır.

Vatandaşın geçmişle geleceği karşılaştırdığı bir muhasebe olacaktır.

Kim ne vaat etti?

Kim ne yaptı?

Kim milletin derdini gerçekten dinledi?

Kim verdiği sözün arkasında durdu?

İşte sandıkta bunların hesabı sorulacaktır.

Türk devlet geleneğinde de yönetenin millete karşı sorumluluğu vardır.

Millet varsa devlet vardır. Milletin rızası varsa yönetimin gücü vardır.

Bu nedenle siyaset, milleti küçümseyen değil; millete kulak veren bir anlayışla yapılmalıdır.

Türkiye'nin ihtiyacı kavga değil, güçlü bir iradedir

Bugün Türkiye'nin önünde büyük fırsatlar da büyük sorunlar da var.

Üreten bir sanayi…

Çalışkan bir esnaf…

Bereketli topraklar…

Genç ve dinamik bir nüfus…

Dünyanın dört bir yanında söz sahibi olabilecek bir Türkiye…

Ancak bunun için önce güveni yeniden büyütmek gerekiyor.

Ekonomide güven.

Hukukta güven.

Devlette liyakat.

Siyasette samimiyet.

Ve en önemlisi, vatandaşın yarınından emin olması…

Türkiye'nin ihtiyacı birbirini tüketen siyaset değil, milleti büyüten siyasettir.

Sandık geldiğinde vatandaş tercihini yapacaktır.

Ama unutulmamalıdır:

Sandık sadece oyların sayıldığı yer değildir.

Sandık, milletin yönetenlere verdiği nottur.

Ve o notu belirleyecek olan da ne televizyon ekranları ne sosyal medya tartışmalarıdır.

Milletin mutfağıdır.

Meydan Türkiye'nin sözü açık:

Bu ülkenin sahibi millettir.

Siyaset millet için yapılır.

Devlet millet için vardır.

Ve günü geldiğinde…

Millet sandıkta konuşur.


ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi

Şükrü Portakal

Şükrü Portakal YAZAR