avatar

Şükrü Portakal YAZAR

ROMANTİZMİ SEVERSE DE EKONOMİ SEVMEZ

Şükrü Portakal

2026-09-05

Eylül geldi…

Ağaçların yaprakları sararmaya, akşamların serinliği kendini hissettirmeye başladı.

Şairler için sonbahar; hüzündür, romantizmdir, nostaljidir.

Bir fincan çay, yağmur sesi, sararan yapraklar…

Ama ekonomi için sonbaharın romantizmi yoktur.

Çünkü sonbahar ekonomiyi sevmez.

Yazın rehaveti biter, hesaplar yeniden masaya gelir.

Eylül, ekonominin de yeni sezonudur

Okullar açılır.

Kırtasiye masrafları, servis ücretleri, kira ve faturalar aile bütçesinin üzerine yeni yükler bindirir.

Çiftçi tarladan aldığı ürünün hesabını yapar.

Esnaf kış hazırlığına başlar.

İşçi maaşını ay sonuna yetiştirmeye çalışır.

Emekli ise zaten ayın sonunu nasıl getireceğini düşünmektedir.

İşte Türkiye'nin gerçek sonbaharı budur.

Takvimde sonbahar başlar ama vatandaşın cebindeki hesap yazdan kalma değildir.

Hayat pahalıysa mevsimin güzelliği de vatandaşa teselli olmuyor.

Peki kış nasıl geçecek?

Asıl soru burada.

Eylül, ekim ve kasım…

Üç aylık sonbahar dönemi, Türkiye ekonomisi açısından önemli bir sınav olacak.

Enflasyonun seyri, fiyatların nereye gideceği, ücretlerin alım gücü ve vatandaşın borç yükü yakından takip edilecek.

Çünkü rakamlar ne söylerse söylesin, vatandaşın gerçek enflasyonu markette ortaya çıkıyor.

Etiket değişiyorsa…

Kira artıyorsa…

Fatura kabarıyorsa…

Maaş aynı hızla büyümüyorsa…

Vatandaş bunun adını zaten biliyor:

Geçim sıkıntısı.

Romantizm başka, gerçek hayat başka

Sonbaharın güzelliğine sözümüz yok.

Yağmur yağsın, toprak bereketlensin.

Yapraklar dökülsün, şehirler yeniden kendine gelsin.

Ama ekonominin de vatandaşın yüzünü güldürecek bir sonbahara ihtiyacı var.

Bunun yolu ise sadece rakam açıklamaktan geçmiyor.

Üreteni desteklemekten…

Çiftçinin maliyetini düşürmekten…

Esnafı ayakta tutmaktan…

İşçinin ve emeklinin alım gücünü korumaktan…

Gençlere iş ve gelecek umudu vermekten geçiyor.

Çünkü devletin görevi yalnızca ekonomiyi büyütmek değildir.

O büyümenin nimetini millete ulaştırmaktır.

Kur'an-ı Kerim'de, “Ölçü ve tartıyı adaletle yerine getirin” buyuruluyor.

Ekonominin de temelinde aslında bu vardır:

Adalet.

Kazançta adalet…

Vergide adalet…

Paylaşımda adalet…

Fırsatta adalet…

Sonbahar romantiktir ama vatandaşın hesabı gerçektir

Eylül bize güzel manzaralar sunabilir.

Ama vatandaşın gözü artık sadece sararan yapraklarda değil, market raflarındaki fiyat etiketlerinde.

Bir tarafta sonbaharın romantizmi…

Diğer tarafta hayatın gerçekleri.

Ve Türkiye'nin önündeki asıl mesele budur:

Vatandaşın cebine girmeyen refah, istatistikte kalan refahtır.

Sonbahar romantizmi sever.

Şairler sever.

Aşıklar sever.

Ama ekonomi sevmez.

Çünkü ekonomi duyguyla değil, hesapla yürür.

Ve Türkiye'de milyonlarca insan bugün kendi hesabını yapıyor:

“Bu maaşla bu kış nasıl geçecek?”

İşte asıl cevap verilmesi gereken soru budur.


ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi

Şükrü Portakal

Şükrü Portakal YAZAR