avatar

Şükrü Portakal YAZAR

BAYRAĞIN GÖLGESİ, MEYDANIN İSMİ TANDOĞAN

Şükrü Portakal

2026-06-27

Ankara'da bazı meydanlar vardır; sadece araçlar geçmez, tarihin gölgesi de içlerinden geçer.

Son günlerde bir siyasi partinin "Tandoğan Meydanı'nda bayrak açacağız" açıklamasını görünce ister istemez aklıma yıllar önce anlatılan meşhur hikâye geldi.

Rivayete göre dönemin Ankara Valisi Nevzat Tandoğan, Osman Yüksel Serdengeçti'ye kızarak şöyle demiş: "Ulan öküz Anadolulu! Sizin milliyetçilikle, komünizmle ne işiniz var? Milliyetçilik lazımsa onu biz yaparız, komünizm gerekirse onu da biz yaparız. Sizin iki göreviniz var; biri çiftçilik yapmak, diğeri çağırdığımızda askere gelmek."

Aradan yıllar geçti.

Takvimler değişti.

Hükümetler değişti.

Partiler değişti.

Fakat meydanların kaderi değişmedi.

2015 yılında Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi, işte bu zihniyete gönderme yaparak meydanın adını Anadolu Meydanı yaptı.

Şimdi ise bazıları ısrarla "Tandoğan Meydanı" diyor.

İnsan düşünmeden edemiyor:

Meydanın adı mı önemli, yoksa meydanın temsil ettiği anlayış mı?

Çünkü mesele sadece bir tabeladan ibaret değil.

Anadolu dediğiniz şey; çiftçidir, işçidir, esnaftır, öğretmendir, askerdir, öğrencidir.

Kısacası bu memleketin ta kendisidir.

Eğer Anadolu sadece çağrıldığında askere gelecek, seçimden seçime hatırlanacak bir kalabalıksa meydanın adı ister Tandoğan olsun ister başka bir şey...

Ama Anadolu söz sahibi olacaksa, fikrini söyleyecekse, eleştirecekse, yönetime ortak olacaksa o zaman Anadolu sadece bir meydanın adı değil, bir milletin iradesidir.

Belki de asıl soru şudur:

Bugün bayrak açmak için özellikle Tandoğan ismini tercih edenler, acaba o meydanın tarihî tartışmalarını da sahipleniyorlar mı?

Yoksa Anadolu'nun adını tabeladan indirip yine Anadolu'nun oyunu mu istiyorlar?

Siyaset bazen garip bir iştir. Siyaset bir hafıza işidir, Hafızasını kaybedenler gafa düşer.

Siz Kemal Tandoğan’ın müritleri misiniz?

Bir zamanlar "Sizin milliyetçilikle ne işiniz var?" diye anlatılan bir meydanda bugün milliyetçilik nutukları atılabiliyor.

Demek ki meydanlar değişmiyor; sadece konuşmacılar değişiyor.

Anadolu ise her zamanki gibi meydanın ortasında durup olup biteni izliyor.

Ve belki de içinden şöyle gülümsüyor:

"Benim adımı tabeladan silmek kolay da beni bu memleketin tarihinden silmek o kadar kolay değil."

ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi

Şükrü Portakal YAZAR