Mehmet SERİN YAZAR
18 Yıllık Yolculuk
Mehmet SERİN
2026-07-01
Bir çocuk kreşte başladığı eğitim
yolculuğunu üniversitede tamamlar. Yaklaşık on sekiz yıl sürer bu yolculuk.
On sekiz yıl...
Bir insan ömrünün neredeyse dörtte
biri.
Ailelerin en büyük umutları,
toplumun en kıymetli kaynakları ve devletin gelecek adına yaptığı en büyük
yatırım bu yolculuk içindir.
Bu kadar uzun bir yolculuğun
sonunda ortaya çıkan sonucun da aynı ölçüde büyük olması beklenir.
Fakat bugün ortaya çıkan hale
baktığımızda aynı güvenle konuşmak kolay değildir.
Okullarımız var.
Müfredatlarımız var.
Sınavlarımız var.
Diplomalarımız var.
Buna rağmen hayata yön vermekte
zorlanan, karşılaştığı vakıaları anlamlandırmakta güçlük çeken ve öğrendiğiyle
hayat arasında bağ kuramayan geniş bir kitleyle karşı karşıyayız.
Bu tabloyu öğrencilerin
eksikliğiyle açıklamak kolaycılık olur.
Oysa sorun öğrencilerden daha
derindir;
Asıl mesele, on sekiz yıllık
yolculuğun bizatihi kendisidir.
İnsan ihtiyaç duyduğu şeyi
öğrenir. Ancak çocuk gelecekte neye ihtiyaç duyacağını bilemez.
Eğitimin varlık sebebi de burada
başlar.
Çocuğa yalnızca bilgi vermek
değil, bilginin kıymetini göstermek...
Yalnızca ders anlatmak değil, ufuk
göstermek...
Yalnızca öğretmek değil, öğrenmeye
sevk edecek zemini oluşturmaktır.
Ne var ki zamanla eğitimin ağırlık
merkezi değişti.
Bilginin kendisi büyüdü.
Bilginin niçin kıymetli olduğu
geri planda kaldı.
Çocuklarımıza ne öğreneceklerini
söyledik.
Fakat neden öğrenmeleri
gerektiğini aynı açıklıkla gösteremedik.
Bir eğitim sistemi öğretmene neyi
emanet ediyorsa, aslında kendisinin de sahip olduğu şey odur.
Büyük bir fikir varsa istikamet
verir.
Büyük bir hedef varsa ufuk
gösterir.
Fakat fikir küçülmüşse yerini
müfredatlar, prosedürler ve ölçümler almaya başlar.
Nereye gidileceğini bilmeyenler,
yol tariflerini çoğaltırlar.
Belki de eğitim sistemimizin en
büyük açmazı müfredat eksikliği değil; çocuklarına göstereceği yönü yani o
büyük tasavvuru kaybetmiş olmasıdır.
Bu noktada ortaya çıkan tablonun
sorumluluğunu öğretmenlere yüklemek adil olmaz.
On sekiz yıl...
Bir insan ömrünün en verimli
dönemi,
Bir toplumun en muteber sermayesi,
Bir milletin hayal kırıklığına
dönüşmemeli vesselam…
ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi
YORUMLAR
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
YORUM YAP