Şükrü Portakal YAZAR
TÜRKÇÜLÜK; BİR HEVES DEĞİL, SORUMLULUKTUR!
Şükrü Portakal
2026-07-22
"Türkçülük bir hobi
ya da mevsimlik bir heves değildir; damardaki asil kanın, tarihe ve geleceğe
karşı verdiği şerefli bir sözdür."
Bazı değerler vardır ki günü kurtarmak için değil,
ömrü anlamlandırmak için yaşanır. Türkçülük de bunlardan biridir. O; belirli
günlerde hatırlanan, sloganlarla sınırlı kalan ya da sosyal medyada birkaç
paylaşım yapmakla yerine getirilen bir düşünce değildir.
Türkçülük, tarihini bilmek; kültürünü yaşatmak,
diline sahip çıkmak, milletinin huzuru ve devletinin bekası için çalışmaktır.
Geçmişin emanetini geleceğin nesillerine daha güçlü teslim edebilme iradesidir.
Türk töresi bize
adaleti, doğruluğu, liyakati ve devletin millet için var olduğunu öğretmiştir. Tarih boyunca kurulan
Türk devletlerinin temelinde yalnızca kılıç değil; hukuk, ahlak ve nizam
anlayışı da yer almıştır. Güç, adaletle birleşmediğinde kalıcı olamaz.
Kur'an-ı Kerim de insanları kavimlere ve
milletlere ayırmanın üstünlük sebebi değil, tanışma ve dayanışma vesilesi
olduğunu bildirir:
"Ey insanlar! Sizi
bir erkekle bir dişiden yarattık. Birbirinizi tanımanız için sizi milletlere ve
kabilelere ayırdık. Allah katında en üstün olanınız, O'na karşı gelmekten en
çok sakınanınızdır." (Hucurât Suresi, 13)
Bu ilahi ölçü bize hem kendi kimliğimize sahip
çıkmayı hem de diğer insanlara adalet ve saygıyla yaklaşmayı öğretmektedir.
Bugün Türkçülük;
üretmek, bilimde ilerlemek, teknolojide söz sahibi olmak, ekonomiyi
güçlendirmek, gençlere umut olmak, çiftçinin alın terini korumak, işçiyi,
memuru, emekliyi ve esnafı hak ettiği refaha ulaştıracak politikaları
desteklemektir. Vatan sevgisi, sadece sözle değil, emekle ve sorumlulukla anlam
kazanır.
Geçmişte atalarımız büyük bedeller ödeyerek bu
vatanı bizlere emanet etti. Bugün bize düşen görev; ayrışmayı değil birlik ve
beraberliği büyütmek, farklı fikirlerimizi ortak vatan sevgisi etrafında
buluşturmaktır. Çünkü güçlü devlet,
güçlü milletle; güçlü millet ise ortak hedeflerle yükselir.
Türkçülük; nefret değil,
millet sevgisidir.
Kibir değil, vakar ve
sorumluluktur.
Geçmişe övgüyle bakarken
geleceği de ilim, ahlak ve çalışmayla inşa etme iradesidir.
Damardaki asil kan, sadece bir miras değildir; o
mirasa layık yaşayabilme sorumluluğudur. Tarih bize şanlı bir geçmiş bıraktı.
Gelecek ise bugün vereceğimiz kararlarla şekillenecek.
Unutmayalım...
Türkçülük, gelip geçen
bir heves değil; tarihe saygının, millete sadakatin ve yarınlara karşı taşınan
şerefli bir sözdür.
ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi
YORUMLAR
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
YORUM YAP