avatar

Şükrü Portakal YAZAR

TÖRENİN AĞIRLIĞI ve DAVA’NIN IŞIĞI

Şükrü Portakal

2026-07-22

Türk Siyasetinin Geleceği

Türk siyasetinin geleceği, sadece seçim sonuçlarıyla değil, partilerin varoluş felsefesiyle şekilleniyor.

Lider partileri, kitle partileri ve dava partileri arasındaki bu üçlü denge, ülkenin yönünü belirleyen temel dinamik. Ancak bu dengenin sağlanması hem Kur'an'ın emirleri hem de Türk töresinin derinlikleriyle mümkün olabilir.

Lider Partileri ve Geçicilik

Tarihe baktığımızda, lider odaklı partilerin çoğunlukla liderin siyasi ömrüyle sınırlı kaldığını görüyoruz. Bir siyasi figürün etrafında şekillenen yapılar, o figürün siyasi hayattaki yerini yitirmesiyle birlikte kimlik krizine giriyor veya dağılıyor. Bu durum, Kur'an-ı Kerim'deki "İşlerin en doğrusu için danışın" (Al-i İmran, 159) ayetinin tam tersine bir yol izlemek anlamına geliyor. Çünkü tek bir kişiye dayalı sistemler, toplumsal danışmayı ve kolektif aklı gölgede bırakarak, siyaseti kişisel bir miras haline getiriyor. Lider partilerinin geleceği, genellikle liderle birlikte bitiyor; çünkü kurumsal hafızaları zayıf, ideolojik temelleri ise kişisel karizmaya endeksli oluyor.

Kitle Partileri ve Dönüşüm Zorunluluğu

Kitle partileri ise geniş tabanlı üyelikleri ve toplumsal temsil iddialarıyla öne çıkıyor. Ancak bu partiler de zamanla işlevlerini yitirebiliyor veya toplumsal ihtiyaçların değişmesiyle birlikte yeni formlara bürünüyor. Türkiye'de görülen bazı kitle partileri, belirli bir dönemde geniş bir kesimi temsil ederken, zamanla içsel çatışmalar veya ideolojik boşluklar nedeniyle yerlerini yeni oluşumlara bırakıyor. Bu durum, Türk töresindeki "değişim" ilkesiyle örtüşüyor; çünkü toplumun ihtiyaçları değiştiğinde, siyasi yapıların da dönüşmesi kaçınılmaz. Kitle partileri, ancak kendilerini sürekli yenileyebildikleri sürece varlıklarını sürdürebilir.

Dava Partileri ve Kalıcılık

İşte tam burada, dava partileri devreye giriyor. Belirli bir ideolojiye, felsefeye ve toplumsal hedefe bağlı olan bu partiler, lider değişimlerinden veya kısa vadeli toplumsal dalgalanmalardan daha az etkileniyor. Türk Milliyetçiliği gibi güçlü bir ideolojiye dayanan partiler, geçmişten gelen değerleri geleceğe taşıyarak siyasetin omurgasını oluşturuyor. Dava partileri, sadece bugünün sorunlarına çözüm aramıyor; aynı zamanda yarının vizyonunu çiziyor. Bu partilerin gücü, liderlerin kişisel karizmasından ziyade, benimsedikleri ilkelerin toplumsal kabulünden kaynaklanıyor.

Kur'an-ı Kerim'de "Şüphesiz ki Allah, adaleti, iyilik yapmayı ve yakınlara yardım etmeyi emreder" (Nahl, 90) buyrulur. Bu ayet, dava partilerinin sadece siyasi hedefler değil, aynı zamanda toplumsal adalet ve iyilik için çalıştığını gösteriyor. Dava partileri, bu ayetin ruhuna uygun olarak, sadece kendi çıkarlarını değil, toplumun genel refahını da göz önünde bulunduruyor.

Törenin Ağırlığı ve Birlikten Gelen Güç

Türk töresinde "birlikten kuvvet doğar" sözü, siyasetin özünde yatan bir gerçeği ifade eder. Türk siyaseti, tarihsel olarak hem lider odaklı hem de toplumsal temelli hareket etmiştir. Dava partileri, bu geleneğin devamı niteliğinde, idealist bir çizgi izlerken; kitle partileri, günlük ihtiyaçlara cevap veren pratik çözümler sunar. Lider partileri ise kararlılık ve hız açısından önemli bir rol oynar. Ancak asıl mesele, bu üç modelin dengeli bir şekilde işlev görmesidir.

Geleceğin Yönelimi Türk Siyasetinin Geleceği,

Lider partilerinin geçici etkisinden ve kitle partilerinin sürekli dönüşüm zorunluluğundan sıyrılıp, dava partilerinin ilkelerine dayalı bir yapıya doğru evrilecek gibi görünüyor. Çünkü tarihin akışı, geçici olanın yok olduğunu, kalıcı olanın ise ayakta kaldığını gösteriyor. Kur'an'ın "danışma" emri ve Türk töresinin "birlikten kuvvet doğar" sözü, aslında bu dönüşümün de temelini oluşturuyor. Gerçek siyasi güç, tek bir kişinin etrafında toplanmak yerine ortak bir davada birleşen insanların iradesinde saklı.

Sonuç olarak, Türk siyasetinin geleceği, lider partilerinin kişisel mirasından kurtulup, kitle partilerinin sürekli yenilenme çabasına rağmen, ilkeleri ve davasıyla hareket eden yapıların ön plana çıkmasıyla şekillenecek. Bu süreçte, Türk Milliyetçiliği gibi köklü ideolojiler, siyasetin yönünü belirleyen en önemli faktörlerden biri olmaya devam edecek.


ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi

Şükrü Portakal YAZAR