Şükrü Portakal YAZAR
SİYASETTE ROL KAPMA SAVAŞI
Şükrü Portakal
2026-07-06
Siyasette
bazen öyle günler yaşanır ki konuşulan mesele değil, o meseleyi ilk kimin
gündeme getirdiği tartışılır. Oysa milletin beklediği; sorunların sahiplenilmesi
değil, çözüme kavuşturulmasıdır.
30
Haziran 2026 Salı günü MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli, TBMM Grup
Toplantısı'nda dikkat çekici bir tespitte bulundu. NATO üyesi ülkeler arasında askerî hastanesi bulunmayan tek ülkenin
Türkiye olduğunu ifade etti. Bu açıklama, yıllardır zaman zaman kamuoyunda
dile getirilen askerî sağlık sistemi tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.
Bu
açıklamanın ardından İyi Parti'nin konuyla ilgili önerge vermesi kamuoyunda
farklı değerlendirmelere neden oldu. Kimi bu konunun Meclis gündemine taşınması
açısından olumlu bulurken, kimi de geçmişte EYT tartışmalarında yaşanan siyasi
rekabeti hatırlatarak bunun bir "rol
kapma" yarışı olduğu görüşünü dile getirdi.
Ancak
asıl mesele ne kimin önce söylediği ne de siyasi hanesine kaç puan
yazdırdığıdır.
Asıl
mesele şudur:
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yeniden
güçlü bir askerî sağlık sistemine ihtiyacı var mıdır?
Kanaatimce
cevap açıktır: Evet.
Çünkü askerî hekimlik, yalnızca bir
doktorluk mesleği değildir. Askerî doktor; savaş şartlarını bilen, cephede
görev yapabilen, kurşun ve şarapnel yaralanmalarına, mayın ve patlayıcı
travmalarına, kimyasal ve biyolojik tehditlere karşı özel eğitim almış bir
sağlık subayıdır. Onun görevi yalnızca hastayı tedavi etmek değil, gerektiğinde
cephe şartlarında hayat kurtarmaktır.
Bunun yanında çoğu zaman göz ardı
edilen bir başka gerçek daha vardır: askerî psikoloji.
Aylarca sınır ötesinde görev yapan,
arkadaşını şehit veren, çatışmanın en ağır yükünü omuzlayan bir Mehmetçiğin
yaşadığı psikolojik travma, sivil hayattaki örneklerle birebir aynı değildir.
Muharebe stresi, travma sonrası stres bozukluğu, uzun süreli operasyonların
oluşturduğu ruhsal yük ve aileden uzak geçen görevler, askerî psikoloji
alanında özel eğitim almış uzmanlar tarafından takip edilmelidir. Güçlü ordular
yalnızca silah sistemlerine değil, askerlerinin beden ve ruh sağlığına da
yatırım yaparlar.
Tarih
bunun önemini defalarca göstermiştir.
Kore Savaşı sırasında Türk askerinin gösterdiği
kahramanlıkta, cephe gerisinde görev yapan askerî doktorların, hemşirelerin ve
askerî sağlık teşkilatının katkısı küçümsenemez. Yaralıların kısa sürede tedavi
edilerek yeniden göreve dönebilmeleri, ordunun harekât kabiliyetini doğrudan
etkilemiştir.
1974 Kıbrıs Barış Harekatı’nda da askerî sağlık teşkilatı, cepheden tahliye
edilen yaralıların süratle tedavi edilmesinde ve sağlık hizmetlerinin
kesintisiz yürütülmesinde kritik bir görev üstlenmiştir.
Bugün ise terörle mücadele operasyonları, sınır ötesi
harekâtlar, Mavi Vatan'daki görevler ve uluslararası askerî misyonlar, güçlü
bir askerî sağlık altyapısını her zamankinden daha önemli hâle getirmektedir.
Güçlü bir ordu; yalnızca tankıyla, topuyla, uçağıyla değil; askerî
hastaneleriyle, askerî doktorlarıyla, askerî psikologlarıyla ve savaş
şartlarına göre yetişmiş sağlık personeliyle de güçlüdür.
Bu nedenle askerî hastanelerin
yeniden açılması konusu, günlük siyasi rekabetin değil, millî güvenlik
meselesinin bir parçası olarak ele alınmalıdır. İktidarıyla muhalefetiyle bütün
siyasi partilerin ortak paydası Mehmetçiğin sağlığı olmalıdır.
Çünkü
mesele bir partinin kazanması değildir.
Mesele, gerektiğinde vatan için
canını ortaya koyan Mehmetçiğin en iyi sağlık hizmetine ulaşabilmesidir.
Mesele, gazimizin yalnızca fiziksel
yaralarının değil, ruhunda açılan derin izlerin de ehil eller tarafından tedavi
edilmesidir.
Mesele, Türk devletinin savunma
gücünü her yönüyle tahkim etmesidir.
Siyaset
gelip geçer.
Seçimler
gelir, seçimler geçer.
Ancak
devlet kurumları ve millî güvenlik anlayışı nesiller boyunca ayakta kalır.
Bu
yüzden devlet meselelerinde "Kim önce söyledi?" sorusu yerine,
"Millet ve devlet için doğru olan nedir?" sorusu sorulmalıdır.
Tarih, rol kapanları değil;
milletine ve devletine kalıcı eser bırakanları yazar.
ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi
YORUMLAR
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
YORUM YAP