avatar

Şükrü Portakal YAZAR

SARI ÇİZMELİ MEHMET AĞA

Şükrü Portakal

2026-08-09

Hesabı Ödeyip Sessizce Gidenler

Barış Manço, hiçbir zaman yalnızca şarkı söylemedi. O, Anadolu'nun vicdanını notalara döken bir hikâye anlatıcısıydı. Her eserinde bir öğüt, her sözünde bir hayat dersi vardı. "Sarı Çizmeli Mehmet Ağa" ise belki de onun insanlığa bıraktığı en büyük nasihatlerden biridir.

Şarkının merkezindeki isim, aslında tek bir kişi değildir. O, Anadolu'nun adsız kahramanlarının ortak adıdır. Kapıyı çalıp yardım bırakıp sessizce uzaklaşan... Bir öğrencinin eğitimine omuz veren... Bir yetimin başını okşayan... Bir yaşlının yükünü hafifleten... İyiliğini ilan etmeyen herkes, biraz Sarı Çizmeli Mehmet Ağa'dır.

Barış Manço'nun anlattığı dünya, bugünün dünyasından farklıydı. O dünyada insanlar yaptıkları iyiliği duyurmak için değil, Allah rızası için yapardı. Yardımın fotoğrafı çekilmez, hayrın reklamı yapılmazdı. Sağ elin verdiğini sol el bilmesin anlayışı, bir hayat düsturuydu.

Şarkının en derin mesajı ise belki de hiç söylenmeyen şu cümlede gizlidir:

Hayatın hesabını kim ödüyor?

Bir lokantada hesabın ödendiğini öğrenirsiniz ama kimin ödediğini bilmezsiniz.

Bir üniversite öğrencisinin harcı yatırılmıştır; hayırseverini tanımazsınız.

Bir borç kapanmıştır, bir ilaç alınmıştır, bir evin mutfağına erzak girmiştir... Ama yapan kişi adını bırakmadan çekip gitmiştir.

İşte Barış Manço'nun Sarı Çizmeli Mehmet Ağa'sı odur.

Bugün ise bambaşka bir çağın içindeyiz. Yapılan iyilik kadar, onun görünmesi de önemseniyor. Oysa iyiliğin değeri alkıştan değil, samimiyetten gelir. Gerçek hayır, karşılık beklemeyen hayırdır.

Barış Manço bize bir isim değil, bir karakter bıraktı.

Bir unvan değil, bir ahlak bıraktı.

Bir kahraman değil, bir hedef gösterdi.

Belki de bu yüzden "Sarı Çizmeli Mehmet Ağa" yıllar geçse de eskimedi. Çünkü insanlık, her çağda hesabı sessizce ödeyen insanlara muhtaçtır.

Bugün kendimize şu soruyu sormanın tam zamanıdır:

Biz, masadan kalkarken hesabı başkasına bırakanlardan mı olacağız; yoksa kimseye fark ettirmeden hesabı ödeyip dua alarak ayrılanlardan mı?

Hayatın sonunda hatırlanacak olan; sahip olduğumuz servet değil, dokunduğumuz gönüllerdir.

Belki de Barış Manço'nun bize bıraktığı en büyük miras şudur:

Bir gün birileri, "Bilmiyorum kimdi ama en zor günümde hesabı o ödemişti." diyorsa, işte gerçek zenginlik budur.


ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi

Şükrü Portakal YAZAR