Şükrü Portakal YAZAR
Haritada Sınır, Akılda Sınırsızlık
Şükrü Portakal
2026-08-27
Türkiye'nin güvenliği sınır kapısında başlamaz.
Türkiye'yi
yalnızca 780 bin kilometrekarelik bir coğrafyadan ibaret görenler, Türkiye'nin
gerçek ağırlığını anlayamaz.
Çünkü bazı
ülkelerin sınırları vardır.
Bazı
ülkelerin ise coğrafyası vardır.
Türkiye,
ikinci gruptadır.
Bizim
sınırlarımızın ötesinde başlayan her kriz, doğru zamanda doğru okunmadığında,
bir gün bizim sınırımıza dayanabilir.
Irak'ta
yaşanan gelişme Ankara'yı ilgilendirir.
Suriye'nin
geleceği Ankara'yı ilgilendirir.
İran
çevresinde oluşan her yeni denklem Ankara'yı ilgilendirir.
Ürdün'deki
gelişmeler dahi bölgesel dengeler açısından Ankara'nın dikkatinden kaçamaz.
Çünkü
Türkiye'nin karşısında artık yalnızca devletler yoktur.
Devletler,
devlet dışı aktörler, enerji yolları, ticaret koridorları, vekil yapılar ve
küresel güç rekabeti aynı satranç tahtasında hareket ediyor.
Bu nedenle
21. yüzyılda sınır güvenliği sadece sınır karakolunda sağlanmaz.
Sınır
güvenliği masada başlar.
Diplomaside
başlar.
Ekonomide
başlar.
İstihbaratta
başlar.
Teknolojide
başlar.
Ve en
önemlisi;
Devletin
olayları önceden okuyabilme kabiliyetinde başlar.
Peki Türkiye ne yapmalı?
Öncelikle
kendi güvenlik anlayışını başkalarının tanımlarına teslim etmemeli.
Çünkü
Türkiye'nin güvenlik problemi ile başka bir ülkenin güvenlik problemi aynı
değildir.
Türkiye'nin
kırmızı çizgilerini başkaları belirleyemez.
Türkiye'nin
geleceğine ilişkin hesaplar başka başkentlerde yapılabilir.
Ama o
hesapların sonucunu belirleyecek irade Ankara'da olmalıdır.
İşte burada
milli devlet anlayışının özü ortaya çıkar.
Kendi
kararını verebilmek.
Türkiye'nin
gücü yalnızca sahip olduğu silahlarda değildir.
Asıl güç; hangi
silahın ne zaman kullanılacağını, hangi masada ne söyleneceğini ve hangi adımın
ne zaman atılacağını bilmektir.
Bazen en
güçlü hamle konuşmamaktır.
Bazen en
güçlü cevap beklemektir.
Bazen de
herkesin “Artık olmaz” dediği yerde “Şimdi” diyebilmektir.
Devlet aklı
budur.
ORTADOĞU'NUN KADERİ ANKARA'DAN BAĞIMSIZ DEĞİLDİR
Bugün
Ortadoğu'da yaşanan hiçbir gelişmeyi tek başına değerlendiremeyiz.
İran'a
yönelik baskının bölgesel etkileri vardır.
Suriye'deki
güç dengelerinin Türkiye'ye etkisi vardır.
Irak'ın
siyasi ve güvenlik yapısının Türkiye'ye etkisi vardır.
Ürdün'ün
bölgesel denklemdeki konumunun dahi etkileri vardır.
Çünkü
Ortadoğu'da bir taş yerinden oynadığında, bazen binlerce kilometre uzaktaki
başka bir taşı hareket ettirir.
Bu nedenle
Türkiye'nin önünde iki seçenek vardır:
Ya
başkalarının kurduğu oyunun sonuçlarını bekleyeceğiz, ya da oyunun kurallarını okuyup
kendi hamlemizi yapacağız.
Ben ikinci
yolu tercih edenlerdenim.
Çünkü
Türkiye'nin tarihi buna mecbur kılıyor.
Korkuyla değil, akılla!
Türkiye'nin
dış politikasında korkuya yer olmamalıdır.
Ne
Washington'ın gücü karşısında,
Ne
Moskova'nın gücü karşısında,
Ne Tahran'ın
bölgesel ağırlığı karşısında,
Ne de başka
herhangi bir başkentin siyasi baskısı karşısında...
Türkiye'nin
dili bellidir:
Diyalog.
Diplomasi.
Kararlılık.
Millî
menfaat.
Ve
gerektiğinde; net tavır.
Çünkü
devletler duygularıyla değil, çıkarları ve stratejik akıllarıyla hareket
eder.
TÜRKİYE'NİN YENİ YÜZYILI
Cumhuriyetimizin
ikinci yüzyılında Türkiye'nin en büyük avantajı genç nüfusu, güçlü ordusu veya
gelişen teknolojisi kadar jeopolitik konumudur.
Ama
jeopolitik konum tek başına yetmez.
Coğrafyanın
avantajını kullanabilmek için devlet aklına ihtiyaç vardır.
Bugün bize
düşen;
Türkiye'yi
başkalarının krizlerinin içine sürüklenen bir ülke haline getirmek değil,
Krizlerin
arasında kendi istikametini koruyan bir merkez ülke haline getirmektir.
Çünkü
Türkiye;
Doğu ile
Batı arasında sadece bir köprü değildir.
Türkiye; kendi
başına bir güç merkezidir.
Ve bunun
farkında olan bir Türkiye'yi hiçbir küresel denklem kolay kolay kuşatamaz.
Son sözümüz
açık olsun:
Sınırlarımız haritada çizilir.
Ama Türkiye'nin iradesinin sınırı olmaz.
Biz
başkalarının çizdiği geleceği beklemeyeceğiz.
Kendi
geleceğimizi kendimiz kuracağız.
Çünkü; Meydan
Türkiye'dir.
ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi
YORUMLAR
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
YORUM YAP