Şükrü Portakal YAZAR
CHP DEN AYRILANLAR
Şükrü Portakal
2026-07-29
Tarihin Aynasında Bir Siyasi Muhasebe
Kimler
geldi, kimler geçtiğini sandı!
Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye'nin en köklü siyasi partilerinden biridir. Yüz
yılı aşan tarihinde iktidar da görmüş, muhalefet de yaşamış; kurultaylar, lider
değişimleri ve fikir ayrılıklarıyla Türk siyasetine yön vermiştir.
Bu uzun
yürüyüş boyunca CHP'den ayrılan birçok önemli isim de olmuştur. Kimi "yeni bir yol" diyerek yola
çıkmış, kimi mevcut yönetimle fikir ayrılığı yaşamış, kimi ise kendi siyasi
hareketini kurmayı tercih etmiştir.
1967
yılında Prof. Dr. Turhan Feyzioğlu,
CHP'nin "ortanın solu"
anlayışına itiraz ederek arkadaşlarıyla birlikte partiden ayrıldı ve Güven
Partisi'ni kurdu. Döneminde dikkat çeken bu hareket, zaman içinde siyaset
sahnesindeki etkisini kaybetti.
2014
yılında Emine Ülker Tarhan, CHP'den
ayrılarak Anadolu Partisi'ni kurdu. Kamuoyunda ilgi uyandıran bu girişim,
beklenen seçmen desteğine ulaşamayınca kısa sürede siyasi hayattan çekildi.
Mustafa Sarıgül, CHP'den
ayrıldıktan sonra Türkiye Değişim Hareketi'ni ve ardından Türkiye Değişim
Partisi'ni kurdu. Ancak aradığı siyasi zemini bulamayınca yeniden CHP'ye
dönmeyi tercih etti.
2021
yılında Muharrem İnce, CHP'den ayrılarak
Memleket Partisi'ni kurdu. Büyük bir heyecanla başlayan bu hareket, seçimlerde
hedeflediği sonucu elde edemedi ve beklenen siyasi ağırlığa ulaşamadı.
Bunların
yanında CHP tarihinde farklı dönemlerde yollarını ayıran çok sayıda siyasetçi
de oldu. Kimileri başka partilerde siyaset yaptı, kimileri aktif siyaseti
bıraktı, kimileri ise yeniden eski partisine döndü. Her hikâye farklı olsa da
ortak nokta şuydu: Yeni bir siyasi
hareket kurmak, ayrılık kararından çok daha zordu.
Aslında bu
durum yalnızca CHP'ye özgü değildir. Adalet ve Kalkınma Partisi, Milliyetçi
Hareket Partisi, Anavatan Partisi, Doğru Yol Partisi ve diğer birçok siyasi
oluşum da benzer ayrılıklar yaşamıştır. Türk siyasi tarihi gösteriyor ki; güçlü
bir partiden ayrılmak tek başına yeni bir başarı hikâyesi yazmaya yetmiyor.
Çünkü
siyaset, yalnızca isimlerle yürümüyor. Teşkilat istiyor, sabır istiyor,
inandırıcılık istiyor. En önemlisi de milletin güvenini kazanmayı gerektiriyor.
Bugün geriye
dönüp baktığımızda, ayrılan isimlerden çok milletin verdiği kararların
kaldığını görüyoruz. Kurulan partilerin çoğu tarihin tozlu sayfalarında yerini
aldı; fakat sandığın hükmü değişmedi.
Siyasette son sözü ne kulisler söyler ne de
manşetler…
Son sözü her zaman millet söyler.
ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi
YORUMLAR
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
YORUM YAP