avatar

Şükrü Portakal YAZAR

TÜRKİYE’NİN SİYASET TİYATROSU

Şükrü Portakal

2026-06-10

Herkes Haklı, Herkes Mağdur.

​Siyaset arenasının perdeleri hiç kapanmıyor bu ülkede. Sahne ışıkları altında üç büyük aktör, her gün yeni bir oyunla çıkıyor milletin karşısına.

​Bir tarafta AKP…

Çeyrek asırlık iktidarın getirdiği o devasa makine. Dönem dönem yorgunluk sinyalleri verse de her kriz anında kendi tabanını konsolide etmeyi başaran, "istikrar" söylemini elinden bırakmayan bir güç.

​Diğer tarafta ana muhalefet koltuğundaki CHP…

Son dönemde yakaladığı rüzgârla "değişim" iddialarını büyütmeye çalışıyor. Ancak ne zaman vites yükseltmeye kalksa, kendi içindeki kurultay gelenekleri, klik savaşları ve bitmek bilmeyen parti içi çekişmeler ayağına dolanıyor.

​Ve denklemin kilit taşı MHP…

Gürültü koparmadan, sakin ama son derece stratejik hamlelerle dengeleri elinde tutuyor. Siyasetin yönünü tayin eden o görünmez çimentoyu kıvamında tutmakta üstlerine yok.



Çelişkiler Ülkesi: Hangisi Bizim Gerçekliğimiz?

​Sokağa çıkıyorsunuz; pazar tezgahlarında fiyatlar el yakıyor, fileler dolmuyor, geçim derdi herkesin belini büküyor. İnsanların yüzündeki o kaygılı ifadeyi görmemek için kör olmak lazım.

​Ama aynı günün akşamında caddelere, kafelere bakıyorsunuz; iğne atsanız yere düşmeyecek bir kalabalık var. Restoranlarda masalar dolu, rezervasyonsuz yer bulmak mucize, herkesin elinde son model bir teknoloji.

​Şimdi sormak gerekiyor: Biz gerçekten ekonomik bir çıkmazın içinde miyiz, yoksa tüketim çılgınlığının esiri olmuş bir toplum mu?

Hangisi bizim asıl gerçeğimiz?

Sahadaki Gerilim: Futbol mu, Savaş mı?

​Siyasetin gerginliği yetmezmiş gibi bir de spor dünyasının o ağır havasını soluyoruz. Altı üstü yeşil sahada yuvarlanan bir top, doksan dakikalık bir oyun. Ama biz bu oyunu bir varoluş mücadelesine, adeta bir savaşa dönüştürüyoruz.

​Kazanılan her maçta dünyayı fethettiğimizi sanıyor, kaybedilen her müsabakada ise faturayı vatan hainliğine kadar uzatıyoruz. Kulüp yöneticilerinin zehir zemberek açıklamaları, hakemlerin her hafta odağı haline geldiği operasyon iddiaları bu ülkenin spora olan saf sevgisini baltalıyor. Futbolun kalitesi gerilerken, tribünlerdeki ve ekran başındaki gerilim tırmanmaya devam ediyor.

Milli Gurur ve Hakkı Teslim Edilecek Bir Marş

Neyse ki bizi bu gerilimlerden çekip çıkaran, hepimizi tek bir yürek yapan bir sığınağımız var: A Milli Futbol Takımımız.

Dünya Kupası gibi devasa bir organizasyonda, devlerin arenasında o çocukların döktüğü her damla ter, bu milletin göğsünü kabartmaya yetecektir.

​Turnuva coşkusuyla birlikte adeta bir marş enflasyonu yaşandı; popçusundan rapçisine kadar herkes bir şeyler karaladı, besteledi. Ancak büyük çoğunluğu o eski, tüyleri diken diken eden milli ruhu yakalamaktan uzaktı; daha çok ticari birer reklam jingle'ı gibi duruyordu.

​İşte tam bu noktada, beklenmedik ama tam kalbe dokunan bir hamle geldi.

MHP’nin hazırladığı milli marş, tüm o siyasi tartışmaların ve kutuplaşmaların ötesine geçerek gerçek bir milli birlik duygusu uyandırdı. Ritmiyle, kelimeleriyle, taşıdığı o duru coşkuyla hem tribünleri hem de evlerindeki milyonları tek bir duyguda birleştirmeyi başardı.

​Siyasi duruşlar, fikir ayrılıkları bir kenara; bu ülkenin çocukları için, o şanlı bayrak için kim en güzel ve en samimi sözleri ürettiyse hakkını teslim etmek erdemdir. Bu güzel eseri ortaya koyanların eline, yüreğine sağlık. En azından bu coşkuda tek bir ses olabildiğimiz için kocaman bir teşekkürü hak ediyorlar.

Ay Yıldızın aslanları

 Yazar yeni destanları

 Kupanın Alparslanları

Arkanızdayız.

Biz sizinle zirvedeyiz 

Bir, beraber Türkiye'yiz 

Tek yumruğuz, tek yüreğiz

Arkanızdayız.

Çağ kapatın, çağlar açın

 Tüm cihana ışık saçın

 Bayrak bayrak, akın akın

Arkanızdayız.

Ay Yıldızın neferleri 

Kutlu olsun seferleri

 Kazanacak zaferleri

Arkanızdayız.

Beş bin yıllık tarih ile

 Fetih ile, Fatih ile

Şuurumuz Çanakkale

Arkanızdayız.

Kızıl Elma amaç ile

Ay Yıldızlı kıvanç ile

Türkiye bir inanç ile

Arkanızdayız.

Bekle bizi Amerika 

Bizim çocuklar harika

Hedef Ay Yıldız şahika
Arkanızdayız."

ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi

Şükrü Portakal YAZAR